Bozkurt NET{ Bozkurt NET
  Tıklayın kayıtlı kullanıcı olun
Ana sayfa ::Hasabınız :: Forumlar :: Makaleler :: İndir :: İletişim :: KURALLAR
alt1 alt1 alt1
alt1 alt1
alt1
Atatürk
Başbug
Atsız´ın Mektupları
Bozkurt
Tarihte Türkler
Osmanlı Sultanları
3 Mayis
Türk İslam Ülküsü
Ülkücü Hareket
İslam
Türk Büyükleri
12 Eylül
Dokuz Işık
Kızıl Elma
Doğu Türkistan
Türk Dünyası
Şiirler ve Marşlar
Ülkücü Şehitler
Ülkücüye Mektuplar
Sorular ve Cevaplar
Komünizm
Videolar
Müzikler
Postakartı

alt1 alt1
alt1
 Haber :
 Haber Ekle
 Haber Arşivi
 Arama
 Konular
 Baskıya hazırla
 Üyeler :
 Hesabınız
 Günlük
 Üye Listesi
 Özel İletiler
 ICQ Servisi
 Servisler :
 Kur'an-ı Kerim Meali
 Resim Galerisi
 E-Kart
 Dosyalar
 Müzikli Postakartı
 Cep Melodileri
 İletişim :
 Forumlar
 Bozkurtlar 100
 Bize Ulaşın
 Bizi Önerin
 Dökümantasyon :
 Makaleler
 Fikir ve Tarih Dünyası
 Kısa Nükteler
 Şairler ve Şiirler
 İzlenimler
 Ansiklopedi
 Dosyalar
 Dosya Ekle
 Popüler
 İlk 10
 Bağlantılar
 

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1
AB'YE HAYIR

alt1 alt1
alt1
Makaleler
·Meluncanlar ve Biz
·Türk Tarihi ve Türk Adı
·Amerikan Genç Hristiyanlar Cemiyeti (Y.M.C.A.) ve Amerikan Kolejleri
·SEVR YASALARI MECLİS’TEN GEÇİRİLEREK TÜRKİYE YENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞINA BAŞLAMAK MECBURİYETİNDE BIRAKILDI!
·ABD, Alenî Bir Düşman Haline Gelmiştir!
·Dedelerimiz Oğuzlar Çıkmış Yola Aral Kıyısından
·Avrupa Birliğine neden hayır.. Jeopolitik Yaklaşım
·Noel Üzerine
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -1-
·Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -2-
·Kıbrıs'ın Türkiyesiz AB üyeliği mümkün mü?
·Avrupa Birliği ve Kıbrıs Konusu
·Internet mi, İnternet mi?
·DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK (Gaspıralı ve Türkistan)
·İSMAİL GASPIRALI'NIN FİKİRLERİ
·Türkler ve İslamiyet
·Alparslan Türkeş'in Din Anlayışı ve İslama Bakışı
·Gök Tanrı
·Şamanizm Meselesi
·Ruhban Okulu neden açılmamalı?
·Ruhban Okulu
·Çanakkale Savaşları
·Türk Kültüründe Nevruz ve Milli Birlik-Beraberlik
· Sovyetler Birliği’nin Çöküşü ve Yeni Rusya Çeçen Mücadelesi
·Türkçenin Anadil Olarak Dünyadaki Yeri
·Masonların Kirli İşleri
·Gümrük birliği mi; sömürge antlaşması mı?
·17 Ağustos 1999 Depremi ve gizlenen gerçekler

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1
Bozkurt NET :: Başlığı Görüntüle - Savaş gemileri Boğaz'dan geçti
  Link 1Ana sayfa | Link 2
Arama       


Bozkurt NET
Bozkurtların Yuvası
 

Forumlar Gruplar Gruplar Hesap Aç Oturum Aç  

  

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar İleti
tamerr
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: Feb 27, 2006
İletiler: 416

İletiTarih: Cum Ağu 22, 2008 2:16 pm    ileti konusu: Savaş gemileri Boğaz'dan geçti Alıntıyla Cevap Gönder

Alıntı:
Savaş gemileri Boğaz'dan geçti
22 Ağustos 2008 Cuma 15:04
Türkiye önce direndi ancak daha sonra ABD'nin sözü üzerine izin verdi. Ve bir savaş gemisi Çanakkale'den geçti!
ABD savaş gemilerini "Gürcistan'a yardım malzemesi taşıyorum" diyerek Boğaz'ın içine soktu. Türkiye geçişe önce "hayır" dedi. Ama daha sonra anlaşma sağlandı.

Gürcistan´a insanı yardım götüren ABD donanmasına ait savaş gemisi ``Mc Faul 74' ile tatbikat amaçlı Romanya´nın Köstence Limanı´na gittiği belirtilen Polonya savaş gemisi ``General Plasky' Çanakkale Boğazı´ndan geçti. ABD gemisi, varacağı liman hakkında boğaz yetkililerine bilgi vermedi. Rusya gelişmeleri kaygı verici olarak nitelendirdi.

Gürcistan’la ilgili son gelişmelerin ardından Karadeniz’e Türk
Boğazlarından geçiş konusu da tartışılmaya devam ediyor.
Türk Boğazlarında (İstanbul ve Çanakkale) seyir ve seferi, yürürlükte bulunan Montrö Sözleşmesi düzenliyor.

Türk Boğazlarından hem ticari hem savaş gemilerinin duraksız geçişi, 29 madde ve 4 ayrı ekten oluşan sözleşmenin öngördüğü şartlar çerçevesinde yapılıyor.

ASAM uzmanlarından Hasan Kanbolat’a göre, 20 Temmuz 1936’da İsviçre’nin Montrö kentinde imzalanan sözleşme, Türk Boğazlarına ilişkin uygulamalarda ve ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda öncelikle
uygulanması gereken özel hukuk kuralları (leges specialis) niteliğinde
bağlayıcı hükümler içeren, kendine özgü (sui generis) bir düzenleme.
Temel amacı Türk Boğazlarından geçiş yapmak isteyen yabancı bayraklı savaş gemilerinin hukuki statüsünü düzenlemek olan sözleşmenin hazırlık aşamasında, yani Montrö konferansında, Sovyetler Birliği Karadeniz’e kıyıdaş olmayan yabancı bayraklı savaş gemilerinin Karadeniz’e girişini mümkün olduğu kadar kısıtlamak istemişti.

Sovyetlerin ardından bu politikayı sürdüren Rusya Federasyonu’nun aksine ABD savaş gemilerinin tam serbest geçiş haklarının olması gerektiğini savunuyor.

Montrö Sözleşmesi gerek ticari gemilerin gerek savaş gemilerinin
geçişini, barış zamanı, savaş zamanı ve Montrö Sözleşmesine münhasır olarak- yakın bir savaş tehlikesi tehdidi şeklinde üçe ayırarak düzenliyor.

Sözleşme, yabancı bayraklı gemilerin hem Türk Boğazlarından
geçişlerine hem de Karadeniz’de bulunmalarına, idari ve diplomatik
yöntem, hacim-tonaj, adet ve kalma süresi bakımından önemli kısıtlamalar getiriyor.

Montrö Sözleşmesi’nin yabancı bayraklı savaş gemilerine getirdiği
başlıca kısıtlamalar şu şekilde sıralanıyor:

- Geçiş öncesinde Türkiye’ye bildirimde bulunma zorunluluğu (Madde 13’e göre Karadeniz’e kıyıdaş olan ülkeler 8 gün öncesinden diplomatik yollarla ön bildirim yapmalıdır. Karadeniz’e kıyıdaş olmayan ülkeler ise
15 gün öncesinden yine aynı yolla ön bildirim yapmalıdır. Ayrıca, ön
bildirim tarihinden itibaren 5 gün içinde geçiş gerçekleşmelidir)

- Toplam tonaj sınırlanması, (Madde 14’e göre Sözleşmenin III.
maddesinde ve III sayılı Ek’inde öngörülen koşullar dışında Boğazlarda
transit geçişte bulunabilecek bütün yabancı deniz kuvvetlerinin en
yüksek (tavan) toplam tonajı 15.000 tonu aşamıyor)

- Savaş gemilerinin türü, (Örneğin uçak gemilerinin Türk Boğazlarından geçişine izin verilmiyor)

- Denizaltıların gündüz ve su üstünden geçme zorunluluğu,

- Karadeniz’e kıyıdaş olmayan savaş gemilerinin Karadeniz’de kalma
süresine ve toplam tonajına getirilen ayrıntılı sınırlamalar, (Madde
18’e göre Karadeniz’e kıyıdaş olmayan devletlerin barış zamanında bu
denizde bulundurabilecekleri toplam tonajı Sözleşme’de belirtilen
şartlar dışında 30.000 tonu aşamıyor. Şartlar dahilinde de gerekçe ne
olursa olsun 45.000 tonu geçemiyor)

Savaş durumunda ise Türkiye eğer savaşan tarafsa dilediği gibi hareket edebiliyor ve Boğazları tüm yabancı savaş gemilerine kapatabiliyor. Bu hak, Türkiye kendisini yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karşısında sayarsa yine tanınıyor ancak Türkiye’nin BM Genel Sekreteri’ne bu konuyla ilgili bir bildiri göndermesi gerekiyor.

MONTRÖ ABD'Yİ DE BAĞLIYOR

Montrö Sözleşmesi yürürlüğe girdiği tarihte, Karadeniz’e giriş-çıkış
yapabilecek en büyük savaş gemisinin deplasman ağırlığının 30 bin ton olduğuna işaret eden Kanbolat, bu ağırlığın, o dönemdeki en büyük savaş gemisi olan ağır kruvazörlerin deplasman ağırlığını teşkil etmekte olduğunu ifade etti.

Öte yandan, bugün gemileri Boğazlardan geçen ABD ne 1923 Lozan
Sözleşmesi’nin ne de 1936 Montrö Sözleşmesi’nin tarafı. Ancak Montrö Sözleşmesi, yarattığı objektif hukuki statü açısından sözleşmeye taraf olmayan üçüncü ülkeleri dolayısıyla ABD’yi de bağlıyor.




İstedikleri gibi bir hükümet var zaten, koalisyonu bozupta bu hükümetin başa gelmesi bir tesadüf değildir, koalisyon döneminin kat kat fazlası bu dönemde meydana gelmiştir, yani bu gemilerin geçişi on yıl önce planlanmıştı, baştaki hükümet bunların dümenidir, olanlar bunun göstergesidir.

saygılarımla
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
-ULKUCU-GARDAS-
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: Feb 10, 2004
İletiler: 395
Şehir: İSTANBUL

İletiTarih: Cum Ağu 22, 2008 10:48 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Emperyalistler, akp Hükümeti'nin göbekten bağlı ve gayrı milli kimliği üzerinden Türkiye'nin başına bir utanç çuvalı daha geçirdiler. akp başı rte "Bunların hepsi dedikodu, Montrö esastır" demeci ve Dışişleri'nin ABD gemilerine izin verilmediği yönündeki resmi açıklamasına rağmen, karar dünyaya Washington'dan duyuruldu: "Gemilerimiz Boğazlardan geçecek!"

Bu açıklamanın yapıldığı dün akşam saatlerinden itibaren Hükümet, Dışişleri ve Genelkurmay yetkililerinin ağızlarını bıçak açmıyor..Daha 24 saat önce "ABD ile Türkiye arasında kriz yaşandığından" bahseden basın da kendisinden beklenenini yapmakta gecikmedi. Gazete ve televizyonlar çark etti, olay sıradan bir habermiş gibi duyurulmaya başlandı...

Türk Ordusu'nu Irak'ın Kuzeyi'ne büyük bir tantana ile soktuktan sonra 4 saat içinde apar topar geri çekenler, bir skandala daha imza attılar. Ülkemizin egemenliği hiçe sayıldı, Karadeniz emperyalist planlara peşkeş çekildi... Hem de dalga geçer gibi, MGK toplantısına saatler kala(!)

"Ergenekon mutabakatçıları" Türk Milleti'nin onurunu emperyalistlere bir kez daha çiğnettiler. Böylece,"Ergenekon" adı altında yürütülen 'operasyonun' gerçek amacı daha net ortaya çıkmaya başladı. Bir kaç adi suçlu ve mafya kalıntısı ile harmanlanan yurtseverler zindanda, ABD savaş gemileri karasularımızda!


ALLAH(c.c.) emanet olunuz

ALLAH (c.c.) TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN (ÂMİN)
TANRI TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN (ÂMİN)
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder MSNM
hilalugruna1
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Apr 18, 2008
İletiler: 178
Şehir: ERGENEKON

İletiTarih: Cum Ağu 22, 2008 10:56 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

r.t.e. Hükümeti iktidar olduklarindan bu zamana kadar Türkiyenin cikarlari degilde ,isbirlikcilerinin emrine amade bir siyasi hizmet yürütmekteler,Türkiye cumhuriyeti,nin hangi maddesine sadiklarki,onlarin sadakati ISBIRLIKCILERINEDIR,verdikleri ser ve hain sözlerini ahtnamelerini Allah icin hic ihanet etmeden yerine getiriyorlar,cok sadiklar cokk.
TANRI TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSIN!!
bu ser ve ser güclerin hizmetcisi akepeden
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
hilalugruna1
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Apr 18, 2008
İletiler: 178
Şehir: ERGENEKON

İletiTarih: Cmt Ağu 23, 2008 10:59 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ABD, giremediği tek deniz olan Karadeniz'e yerleşiyor. AKP hükümeti de buna göz yumuyor. Stratejister Rusya'nın bu gelişmelere göz yummayacağı, faturanın Türkiye'ye kesileceği uyarısı yapıyor

Füze yüklü gemi

TÜRKİYE'nin Gürcistan'a yapılacak insani yardım için izin verdiği 3 Amerikan donanma gemisinin ilki dün boğazlardan geçti. Diğer iki geminin de bir hafta içinde geçişi bekleniyor. McFaul, Mount Whitney ve Dallas gemileri yardımdan çok güç gösterisi yapacak.

McFaul destroyeri yüzey, sualtı radarlarının yanısıra elektronik savaş gücüne sahip olan gemi denizden karaya güdümlü Tomahawk füzeleri atma kabiliyetine sahip.

Yavuz ve Midilli örneği

ABD savaş gemilerinin insani yardım adı altında hastane tipinde iki savaş gemisini Türkiye üzerinden Gürcistan'a göndermesi, akıllara Osmanlı Devleti'nin yıkılma dönemini başlatan Birinci Dünya Savaşı'ndaki "Yavuz ve Midilli" senaryosunu gündeme taşıdı. Türkiye'nin giderek dünyada bir enerji dağıtım merkezi haline gelecek olması bölge ile ilgili endişeleri daha da arttırıyor.

1 Mart tezkeresi korkusu mu?

AKP hükümetinin ABD savaş gemilerine izin vermemesi durumunda ikinci "1 Mart Tezkeresi" olayının yaşanabileceği endişesiyle gemilere izin verdiğiğini belirten uzmanlar, son günlerde ısınan bölgemizdeki gelişmeleri sıraladığımızda ne derece büyük ve riskli bir oyun oynandığına dikkat çekerek, "Bu tehlikeli denemede. Türkiye'nin başı belaya girebilir" uyarısı yapıyor.

ABD savaş gemilerinin insani yardım amacıyla hastane tipinde iki savaş gemisini Türkiye üzerinden Gürcistan'a göndermek istemesi akıllara Osmanlı Devleti'nin yıkılma dönemini başlatan Birinci Dünya Savaşı'ndaki "Yavuz ve Midilli" senaryosunu gündeme taşıdı. Türkiye'nin giderek dünyada bir enerji dağıtım merkezi haline gelecek olması bölge ile ilgili endişeleri daha da arttırıyor.

GEMİLERİN MAHİYETİ BELİRSİZ

Türkiye'deki makamların şu ana kadar doğrulamasa da ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Robert Wood, iki savaş gemisinin Boğazlar'dan geçerek Karadeniz'e açılması ve Gürcistan'a gönderilmesi konusunda Ankara'nın izin verdiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili tarih ve savaş gemilerinin tam olarak mahiyeti hakkında bilgi vermekten kaçındı.

"GEMİLERLE İLGİLİ ŞÜPHELER ARTIYOR"

AS Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wood'un "Türkiye ile beraber Montrö Anlaşması çerçevesinde insani yardım ulaştırılmasını sağlamak istiyoruz" deyip 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nde belirtilen tonaj miktarının çok fazla olacağını söylememesi açıklamaya yönelik şüpheleri de beraberinde getirdi.

Ayrıca Robert Wood'un, Gürcistan'da doğu ile batı arasındaki ulaşım koridorunun şimdi operasyonel hale geldiğini vurgulaması dikkat çekti. Wood, daha önce söz konusu hastane gemileri USN Mercy ve USN Comfort gemilerinin, insani yardımın ulaştırılmasında kullanılmayacağını dile getirmişti.

"1 MART TEZKERESİ KORKUSU MU?"

Bu arada Ankara'nın ABD savaş gemilerine izin vermemesi durumunda ikinci "1 Mart Tezkeresi" olayının yaşanabileceği endişesiyle gemilere izin verdiği bildiriliyor. Konuya yorum getiren yetkililer, "Gürcistan ve Ukrayna'nın ABD himayesi altına alınması ile Rusya'nın Karadeniz'e iyice sıkıştırılması olduğunu tahmin etmekteyiz. Son günlerde ısınan bölgemizdeki gelişmeleri sıraladığımızda ne derece büyük ve riskli bir oyun oynandığının daha iyi anlaşılabileceğini görmek gerekiyor" değerlendirmesinde bulunuyor.

"GÜRCİSTAN OLAYINA 'TEZGAH'YAKLAŞIMI"
Analistler Gürcistan olayını yorumlarken Gürcistan'ın büyük bir olasılıkla ABD'nin onayı ile Güney Osetya'ya saldırdığını, Rusya'nın da bunu savaş sebebi sayıp Gürcistan'a girdiğini ifade ediyorlar. asha'nın haberine göre analistlerin konuyla ilgili yorumları şöyle: "ABD, Rusya'nın masum insanları yok ettiğini ve bağımsız bir ülkenin topraklarını işgal ederek ölçüsüz bir güç kullandığını açıkladı. NATO Rusya ile ilişkilerin artık eskisi gibi olamayacağı yolunda açıklamaya destek verdi.

Bu sırada İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecat Türkiye'yi resmi olmayan bir ziyaret gerçekleştirdi. Ancak beklenen doğalgaz anlaşması ABD'nin empozesi üzerine imzalanamadı. Bu ziyaret sırasında İran'ın BM kararlarına uyması ve uranyum zenginleştirme projesinin bir şekilde askıya alınmasının en doğru bir adım olacağı vurgulandı. Şimdi Gürcistan'da gerekli hakimiyeti sağlayamayan ABD, farklı bir metotla bölgeye ulaşmayı deniyor. Ancak bu deneme tehlikeli bir deneme. Türkiye'nin başı belaya girebilir. Ankara çok dikkatli olmalı"

"Yavuz ve Midilli olayı" nedir?
Yavuz ve Midilli aslında Goeben ve Breslau adlı iki Alman savaş kruvazörü. Haziran 1914 başlangıcında, Goeben Hayfa'da, Breslau, Arnavutluk tahtına seçilen Alman prenslerinden David'i desteklemek amacıyla öteki büyük Avrupa devletleri ile birlikte, Dranç limanında bulunuyordu.

Avusturya veliahdının öldürülmesi ile siyasal durumun gerginleşmesi üzerine Goeben Pola limanına gitti. Orada görevini Moltke muharebe kruvazörüne devredecekti ancak şartlar elvermedi. Breslau ile Brindizi açıklarında buluştu, İtalya'nın Messina limanına girdi. Geoben Albay Akerman, Breslau ise Yarbay Kefler'in komutasında idi. Bu iki gemiye Amiral Souchan komuta ediyordu.

Amiral Souchan Messina Boğazı'ndan gizlice çıkarak, Korsika ile Sardunya arasındaki Bonifacio Boğazına yol verdi. Her an Fransa ile harbin başladığı haberini bekliyordu. Beklenen telsiz haberi geldi. Breslau Bon limanını, Goeben Philippeville limanını bombaladılar. Daha sonra iki gemi buluşarak Messina limanına yol verdiler. Messina'dan çıkışı ile Çanakkale Boğazı'na girinceye kadar yapılan harekatı Amiral Souchan yönetti.

İNGİLİZLER İKİ GEMİNİN PEŞİNDE

Bir Ağustos gecesi donanmasıyla Malta'dan hareket eden İngiliz Amirali Milne, Alman gemilerinin peşine düştü. Üç günlük sürekli bir kovalamacadan sonra gemileri elden kaçırdı. Alman gemileri 10 Ağustos'ta Boğaz'dan içeri girerek Çanakkale önüne demirlediği halde İngiliz Donanması ancak ertesi sabah Boğaz önüne gelebildi. Kendisine izin verilmeyen Milne, Çanakkale Boğazı'nı zorlamak istedi. O zamanın ABD Büyükelçisi Morgenthau anılarında "Eğer Osmanlı, İngilizler'e izin verip Alman gemileri batırılsaydı Türkiye Birinci Dünya Savaşı'na girmezdi" yorumu dikkat çeker.

OSMANLI GEMİLERİ SATIN ALDI

Gemilerin daha sonra Osmanlı tarafından satın alındığı belirtilerek kriz yatıştırılmaya çalışılır. Belgelere göre iki gemi halktan toplanan para ile 7.5 milyon İngiliz lirasına mal oldu. 16 Ağustos 1914 günü Goeben gemisi "Yavuz Sultan Selim", Breslau, "Midilli" adını alarak Türk bayrağı çektiler ve Alman mürettebat başlarına birer kırmızı fes giydiler. Boğazlardan geçmek isteyen Fransız ve İngiliz ticaret gemileri durdurularak, Kilitbahir ve Çimenlik arasına demirletildiler. Böylece Osmanlı Savaş Gemileri Alman Amirali Souchon'un yönetimine teslim edildi. Bu tarihlerde, alman ordularının Doğu ve Batı cephelerinde başarısızlığa uğraması, Almanlar'ın, Türkiye'yi biran önce harbe sürüklemek için, gittikçe artan ısrarlarına neden oluyordu.

OSMANLI DEĞİL, ALMANLAR RUSLAR'I BOMBALADI
20 Eylül'de Breslau ve üç torpidobot İstanbul Boğazı'nı geçtiler. Amiral Souchan komutasındaki tüm filo, Marmara Denizi'nde yapılması mümkün olmayan atışları yapmak bahanesi ile gerçekte Rus savaş gemilerine rastlamak ümidi ile Anadolu'nun kuzey kıyısına gittiler.

Yavuz ve Midilli, Rusya'nın Sivastopol, Odesa ve Theodosia şehirlerini top ateşine tuttular. 29 Ekim'de bir telsiz haberi Osmanlı bakanlarına, Karadeniz'de tatbikat yapan Türk - Alman Deniz Kuvvetlerine Rus filosunun alçakça taarruz ettiğini ve buna misilleme olarak bazı limanların bombalandığını haber verdi. Osmanlı yıkılışının adımını böylece başlatmış oldu.
alinti
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
cCcBilgecCc
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: Mar 14, 2003
İletiler: 326

İletiTarih: Per Ağu 28, 2008 10:17 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Türkiye'ye tehdit gibi uyarı
28 Ağustos 2008 10:09


Rusya gözünü kararttı: ABD'ye askeri yanıt veririz

Rusya'nın Gürcistan'daki ayrılıkçı bölgeleri tanıması Karadeniz'de tansiyonu yükseltti. Dokuz gemiye ek olarak sekiz NATO gemisinin daha Karadeniz'e gideceği iddia edildi. Rusya, bölgedeki NATO gemilerini yakın takibe aldı. Üç Rus gemisi Gürcistan sınırındaki Abhazya'nın başkenti Sukhumi'ye demirledi

SORUMLU TÜRKİYE OLUR

Karadeniz'e giren NATO savaş gemilerini yakından izleyen Moskova, Boğazlardan geçiş izni verildiği için Türkiye'ye fatura kesti.
Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı General Nogovitsin, "Karadeniz savaş gemisi kaynıyor. Montrö Antlaşması'na göre azami süre olan 21 günün dolmasını bekliyoruz. NATO gemileri Karadeniz'den çıkmazsa, bunun sorumlusu Türkiye olur" dedi.

NATO ülkelerine ait savaş gemilerinin birbiri ardına Karadeniz'e girişini ilk defa "Güvenliğine ciddi tehdit" olarak tanımlayan Rusya, 1936 Montrö Antlaşması'nın ihlal edilmemesi konusunda Türkiye'yi uyardı.

Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu bir dizi NATO ülkesi savaş gemisinin bölgedeki faaliyetlerini değerlendiren Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı General Anatoliy Nogovitsin şöyle konuştu: "Karadeniz savaş gemisi kaynıyor. 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi uyarınca Karadeniz'e kıyısı bulunmayan yabancı bir ülke, Karadeniz'e toplam 45 bin tonu geçmeyecek askeri gemi sokabilir. Bu gemilerin burada bulunma süreleri 21 günü geçmemeli. NATO savaş gemilerinin amacından haklı olarak şüphelenen Rusya, Karadeniz Donanması üzerinden yabancı deniz araçlarını askeri kurallara göre takibe başlamıştır." Nogovitsin, üç haftalık sürenin dolmasını beklediklerini belirterek, "21 günün sonunda NATO savaş gemileri burada kalmaya devam ederse, ilk sorumlunun Türkiye olacağını hatırlatmak isterim" diye konuştu.

RUSYA'NIN dünyaya meydan okuyarak, Gürcistan sınırları içerisindeki Güney Osetya ve Abhazya'nın bağımsızlığını tanımasının ardından ortaya çıkan gerilim katlanarak devam ediyor. Beyaz Saray açıklamasında " Rusya'nın bölgeleri tanıması büyük hata. Karar çok dar görüşlü" dedi. Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı Anatoliy Nogovitsin önceki günkü basın toplantısında NATO gemilerinin Gürcistan'a sadece insani yardım yaptığına dair kuşkularının olduğunu ve Karadeniz'deki NATO savaş gemilerinin kendilerini endişelendirdiğini söyledi. NATO'ya ait 9 geminin Karadeniz'de olduğunu ve yakın bir zamanda 8 geminin daha geleceğini ifade eden Nogovitsin, gemileri takibe aldıklarını ve Montrö Antlaşması'na göre bölgede Karadeniz'e kıyıdaş olmayan ülkelerin gemilerinin tonajının 45 bin tonu aşamayacağını hatırlattı.

Rus amiral gemisi Abhazya'da

21 Ağustos-10 Eylül arası yapılacak NATO tatbikatı için Romanya'nın Köstence Limanı ve Bulgaristan'ın Varna Limanı'nda birer İspanyol, Alman ve Polonya ile 4 Türk savaş gemisi bulunuyor. İki ABD gemisi de insani yardım için Gürcistan'da demirli. Üç gün önce Boğazlar'ı geçerek Karadeniz'e açılan ve Gürcistan'a yardım malzemesi götürdüğü belirtilen Amerikan Dallas sahil güvenlik gemisi, önceden belirlendiği gibi Poti limanına değil, Batum'a demirledi. Pentagon'un emriyle gerçekleşen bu rota değişikliğinin nedeni Rus birliklerinden sadece 80 kilometre uzaklıkta bulunan limanın mayınlı olma ihtimali. Rusya, artan tansiyon nedeniyle Karadeniz Donanması'nın amiral gemisi Moskova ile iki savaş gemisini Abhazya'nın başkenti Sohum'a demirledi.

NATO: Kararını acilen geri çek

Rusya'nın ayrılıkçı bölgeleri resmen tanımasına dünyadan tepkiler gelmeye devam ediyor. NATO Konseyi, Rusya'nın Gürcistan'dan tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan eden Abhazya ve Güney Osetya'yı tanımasını kınayan bir açıklama yaptı. İttifak üyesi 26 ülkenin daimi temsilcilerinden oluşan Konsey, Rusya'ya kararından vazgeçme çağrısında bulundu. NATO Konseyi, Rusya'nın son haftalardaki tavırlarının Kafkaslar'da barış ve istikrarın korunmasına yönelik söz ve yükümlülüklerine gölge düşürdüğü mesajını verirken ittifakın, Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne ve hükümranlığına tam destek verdiğini bildirdi. Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, Rusya'nın tek yanlı olarak ve şiddete başvurarak Avrupa'nın sınırlarını değiştirdiğini söyledi. Rusya'yı ülke bütünlüğünü bölmekle suçlayarak Moskova'daki 14 diplomatını geri çekti.

Moldova ve Kırım sırada olabilir

İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, Rusya'nın "saldırganlığına" karşı koalisyon oluşturmak için görüşmelerde bulunmak üzere Ukrayna'ya gitti. Milliband, "Yeni bir Soğuk Savaş istemiyoruz" diye konuştu. Rusya'ya belki de en ilginç karşılık Batı yanlısı Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko'dan geldi. Yuşçenko, Rusya'nın Kırım'da Ukrayna'dan kiraladığı askeri üssün kirasını artırabileceklerini söyledi. Her yıl ülkeye 98 milyon dolar veren Rusya da bunun antlaşmalara uygun olmadığını söyledi. Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Koucher de "Kırım, Ukrayna ve Moldova'da Rusya'nın hedefi olabilir"dedi.

Medvedev: Silah kullanabiliriz

Karadeniz'de sıcak saatler yaşanırken, Rusya Devlet Başkanı Dimitry Medvedev, ABD'nin Polonya ve Çek Cumhuriyeti'ne kurmaya hazırlandığı füze kalkanı projesi için sert konuştu. Medvedev, Rus Ria Novotsi ajansına "ABD'nin Avrupa'nın ortasında Rus sınırına yakın yerde füzesavar sistemi kurmasına karşı gerekli askeri yanıtı verebiliriz" dedi. Medvedev, İngiliz Financial Times gazetesindeki makalesinde "Rusya'nın uyarılarını göz ardı ederek Kosova'nın Sırbistan'dan yasa dışı bağımsızlık ilanını alelacele tanıdılar. Uluslararası ilişkilerde birine başka, diğerine başka kural uygulayamayız. Çatışmanın sorumlusu Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili'dir. Sadece bir deli böylesi bir kumara girişebilirdi. Güney Osetya'da sivillleri uykusunda öldürürken acaba Rusya'nın böyle bir durum karşısında boş boş seyredeceğini mi düşündü" diye yazdı.

Vatan
.....
Yonetimdeki bu donmeler yuzunden basimiza siyonistler daha ne corap orecekler rabbim bilir,ALLAH c c sonumuzu hayreylesin !....
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
hasan1299
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Oct 25, 2005
İletiler: 806

İletiTarih: Cmt Ağu 30, 2008 9:29 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

amerika karadenize girmişken gürcistan sınırları içinde yeni bir üs kurar.karadenize ellerini kolalrını sallayarak girip çıkarlar artık.tek girilmeyen yerdi karadeniz şimdi orayıda feda etmiş görünüyoruz.rusyada bizi suçluyor çok sert açıklamlar yaptılar bizim için,tehdit vari konuştular amerikaya yardım ve yataklık yaptığımızı söylüyorlar.kendi burnumuzun dibinde gelişen bu denli önemli olayları biz niye dışardan izliyoruzda müdahale edemiyoruz.devletin başında bu aciz anlayış olduğu sürece biz TÜRKİYE nin içinde olacak gelişmelerede kayıtsız kalırız.ALLAH TÜRK ü korusun ve yüceltsin
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
tamerr
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: Feb 27, 2006
İletiler: 416

İletiTarih: Pts Eyl 01, 2008 8:59 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Alıntı:
İki başbakan kılıçları çözüm için çeksin


Demet CENGİZ



Rusya’nın gümrüklerde Türk TIR’larını engelleme uygulamasına Türkiye de bugün karşılık vermeye başlıyor. Ancak, Türkiye’nin, yüzde 63.4’ü petrol ve doğal gaz olmak üzere, 23.5 milyar dolar ithalat yaptığı Rusya’ya bu yöntemle zarar vermesi imkansız. TİM Başkanı Oğuz Satıcı, iki ülke başbakanları Putin ve Erdoğan’ın krize el koymasını istedi.

RUSYA ile Gürcistan arasındaki savaşlı gerginlikte ABD ve NATO ülkesi olarak ’iki arada’ kalan Türkiye bir kez daha bölgedeki bir gerginlikten çok büyük ekonomik zararlar görmek üzere. Rusya’nın, Boğazlar’dan NATO gemilerinin Karadeniz’e geçişine izin vermesine tepki olarak Türkiye’ye karşı başlattığı, gümrüklerde Türk TIR’larını engelleme eylemi 4.7 milyar doları bulan ihracatımıza büyük darbe vuruyor. Buna tepki olarak bugün Türkiye’nin başlatacağı karşı önlemler ise iki ülke arasındaki dış ticaretin yapısı nedeniyle anlamsız ve etkisiz kalacak. Çünkü, Türkiye’nin, yüzde 63.4’ü petrol ve doğalgaz olmak üzere 23.5 milyar dolar ithalat yaptığı Rusya’ya bu yöntemle zarar vermesi neredeyse imkansız. Hatta Rusya’nın doğalgaz vanalarını kısması halinde Türkiye, önümüzdeki kış aylarında üretimde ve ısınmada ciddi sıkıntılarla karşılaşabilir. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, bu krizin, bürokratlara ya da bakanlara bırakılarak aşılamayacağını belirterek, iki iyi arkadaş da olmayı başaran Putin ve Erdoğan’ın acilen çözüm için masaya oturmasını önerdi.

Akıl dışı bir durum

Satıcı, ticareti engelleme restleşmesinin akıl tutulması gibi bir durum olduğunu belirtti ve şöyle konuştu: "Bu mesele artık kaynama noktasına geldi. İki başbakanın duruma el koyması ve kılıç darbesiyle sorunu aşması lazım. Gelinen nokta çok can sıkıcı ve çözüm kaçınılmaz. Rusya’nın ticareti engelleme çabası çok yanlış. Çünkü Rus halkı için Türk ürünleri çok önemli. Orada çok yaygın mağazalarımız var. Ruslar için en kaliteli ve ucuz ürün Türk ürünüdür. Rusya gibi ciddi bir ülke ’Türklerin gazını kapatılım, müteahhitlerine iş vermeyelim’ de diyemez. Piyasanın doğası da buna izin vermez. Akıldışı bir durum da daha fazla süremez."

Rus ruleti gibi

Rusya’ya karşı Türkiye’nin ’gümrük engelleme’ önlemlerini anlamsız bulan dış politika yorumcuları, "Bu, Rus Ruleti masasında, Türkiye’nin elinde neredeyse tamamı dolu bir tabancayla oyuna devam etmesi anlamına geliyor" diyor. Bu yoruma neden olan tablo ise şöyle: 2007’de 28.2 milyar dolara ulaşan dış ticarette Rusya’nın ihracatı Türkiye’ninkinin 5 katı. İlk etapta petrol ve doğalgaz ithalatında misilleme yapması mümkün olmayan Türkiye, Rusya’dan gelen demir-çelik, kömür, alüminyum, kereste ve kimyevi maddelerin girişini yavaşlatabilir. Ancak bu ürünler daha çok imalatta kullanıldığından, Türkiye’deki üretimi kötü etkileyebilir. Ayrıca Türkiye’deki elektriğin yarısı doğalgazdan üretiliyor.

Türkiye Rusya’nın 4’üncü büyük pazarı

GEÇEN yıl toplam ihracatı 352 milyar doları aşan Rusya’nın en büyük 4’üncü ihracat pazarı Türkiye. İthalat toplamı ise 200 milyar dolara yaklaşan Rusya’nın en çok ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında Türkiye ancak 14’üncü sırada bulunuyor. Rusya ve Türkiye arasındaki ticaret hacminin bu yıl 38 milyar dolara çıkması bekleniyordu.

Öte yadan 2007’de Türkiye’ye Rusya’dan 2.5 milyon civarında turist geldi. 2008’in ilk 6 ayında ise 1.2 milyon turist ile Rusya en çok turist gelen ikinci ülke oldu. 2010’da Rusya’nın birinci sıraya çıkması bekleniyor.

Avrupa’dan giden Türk malları da engelleniyor

RUSYA, gümrüklerinde Türk ürünlerine karşı başlattığı boykotu genişletti ve Avrupa’dan gelen Türk menşeili ürünleri de engellemeye başladı. Kötü haberi, Sincan-Uygur Özerk Bölgesi’ne ihracat çıkarması nedeniyle geldiği Çin’in başkenti Pekin’de alan Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Rusya’nın uygulamasının, tamamen tarife dışı olduğunu vurguladı. Tüzmen şunları söyledi: "Türk ürünlerine zorluk çıkarıyorlar. Türkiye’de dünya markaları için üretilen ürünlerin ihracatında da sıkıntı yaşanıyor. Bu uygulamadan hem Türk ihracatçısı hem dünya markaları hem de Rus ithalatçısı zarar görüyor. Rusya’nın bu tavrı doğru değil. Uluslararası ilişkilerde ’Mütekabiliyet (Karşılıklılık) İlkesi’ geçerlidir. Biz de Rusya’nın tavrına aynı şekilde karşılık vereceğiz. Bugünden itibaren benzer engellemeleri biz de Rus menşeili ürünler için başlatacağız."
hurriyet.com tr den alıntıdır.



Ellerine yüzlerine her taraflarına bulaştırdılar, politika bilmez ahmaklar sürüsü, siz ekonomik olarak bir çok bağlantınız olan ülkeye ayak oyunu oynamaya kalkışırsanız size böyle bir ceza elbette verir, bu yine iyi daha ağır bedeller ödetmeye kalkmıyorlar iyiki, abd nin peşine takılıp gidenler bugünlerin hesabını yapmadılar, günü birlik dış politika üretiyoruz, sonrada saçma sapan gazete başlıklarına rastlıyoruz, neymiş efendim 2 arkadaş bu işe el koysunmuş? bu ne biçim başlık, bu ne biçim politika? bu ne biçim günü birlik siyaset, yazıklar olsun ya, bir bakkal dükkanı bile böyle günü birlik yönetilmez, 2 arkadaşmış siz ancak bu başlıklarla milletin gözünü boyarsınız, işi bilenler bu başlığa bir taraflarıyla gülerler, 2 arkadaşmış pehhhhhh !!! busht lada iki ahbap o zaman bunlar, eee bushtla putin restleşiyor? hem o yanda hem bu yanda nasıl oluyor? iki tane gerizekalı akıllarınca ortam yumuşatacak, ya gidin çoluk çocuk kandırın siz..............


Saygılarımla
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Pts Eyl 01, 2008 7:36 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Enerji fakiri bir ülkesin.Elektiriğinin %70 ini rus doğal gazına bağlı olarak üretiyorsun.Bırak ticareti şunu bunu.Adamlar vanaları kapatsa,karanlıktasın!Sanayiin duracak
Bu ;akılsız ,iş bilmez iktidar kalkıyor rusya ya rest çekiyor.Neyine güveniyorsun,abd li ab li sahiplerine mi?
Almanya başta neredeyse tüm avrupa ülkesi enerji konusunda rusya ya boyun eğmiş durumda.Sen kim oluyorsun?
Hadi rusya bizden toprak istese,anlarım.Gürcü başbakan abd nin peşine takılmış,gürcistanı tutuyor.Neden abd rusya yı dört yandan kuşatacak da ondan.Sen de buna destek olmaya kalkışıyorsun.
rte;sana yıllardan beri ;gel şu çifte otoyolları,belediyelerde tantanayı,fıngıdakları,zıngırdakları bırak da enerjiye yatırım yap,şu barajları bitir,dsi ye kaynak ayır diyoruz;ormanları yok edip de tayyipleyip villa yapmaya kalkışacağına ülkeyi ağaçlandır da hem erezyonu önle,hem de yağışları arttır diyoruz!sen ülkenin parasını çarçur edip duruyorsun.dsi yi bitirdin,proje üretemez hale getirdin.Oysa proje üretmene de gerek yok.Göreve getirdiğin takunyalılar bir halttan analamasa bile ,dsi nin arşivlerine baksınlar,etüd plan safhasında binlerce hazır proje görecekler.Senin yedi sülalen gelse,o projeleri bitirmeye gücü yetmez!
Böyle bir adam nasıl %47 oy alıyor;şaşmamak mümkün değil.Artistlikle oy topluyorlar.Türk milleti belli ki ya depresyona girdi,ya da bu ülkede Türk çok az!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Pzr Eyl 07, 2008 5:35 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bu konu ile ilgili olarak,tarihimizin pek bilinmeyen bir bölümünü
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ başlıklı yazı dizisinde yazdım.
demişiz ki;
Alıntı:
Çanakkale geçilmez sözünü,tarihin ışığı altında değiştiriyorum.
"ÇANAKKALE ;SAVAŞLA ,ZOR KULLANILARAK GEÇİLMEZ!"AMA GAFLET VE DALKAVUK YÖNETİCİLER YÜZÜNDEN GEÇİLİR!
Yoksa gerçekleri konuşacaksak,Çanakkale kaç defa geçilmiş,hatta İstanbul Ruslar tarafından işgal bile edilmiştir.Tüm bunlar müttefiklerimizin kahpelikleri,dalkavuk devlet adamlarımızın yardımı,yerli işbirlikçiler ile başarılmıştır.Ayni bugün olduğu gibi.Şimdi biraz bu konunun derinliklerine inelim.
1789 da Rus çariçesi katerina kırım tacını giymek üzere sivastapol e geldiğinde İstanbul yolu yazılı zafer taklarının altından geçti.Daha o tarihte İstanbulu işgal etmek için Sivastapol şehri bir üs olmuştu.1798 da napolyon Mısır ı işgal edince,Ruslar fırsatı kaçırmadı.Osmanlıya 80.000 kişilik bir ordu ve donanma ile yardım vaad ederek gizli bir ittifak yaptılar ve fransaya savaş açtırdılar.Türk rus donanmaları fransızların işgal ettiği yunan adalarını preveze ve yakınındaki sahilleri kurtardı.
1805 de Rusya bu kez ingiltere ve avusturya devletleri ile ittifak yaparak fransa ile yapılan kutsal savaşa girdi.Bu defa fransızlara yamandık.Onların tesiri ile memleketeyn(Eflak-Boğdan) voyvodalarını azlettik.Buna kızan rusya"ben sizi şam a bile hasret ederim diyerek;memleketeyni işgal ettirdi.

1806 da bu ittifaka kızan ingilizler ruslarla ortaklaşa Çanakkaleye bir donanma göndediler ve osmanlı donanmasının ve boğazlar istihkamının ingilizlere teslimine kadar bir dizi ağır şartlar içeren nota verdiler.
Bu ağır şartlar kabul edilmediğinden 19 şubat 1806 da Çanakkale boğazı ingilizler tarafından zorlanarak geçildi,Osmanlı donanmasını bastırarak yaktı.Sonra da serbestçe İstanbul önlerine geldi.Bu bir rezalettir.Boğaz dışında nota süresini bekleyen bir işgal donanması var.Bizim askerlerin VE SUBAYLARIN çoğu bayram namazında.Ve bu BASKINLA OLAN OLDU.BU İLK HATA DEĞİLDİR.21 YIL SONRA NAVARİNDE,50 YIL SONRA SİNOPTA BUNA BENZER GAFLETLERLE DONANMAMIZ MAHVOLMUŞTUR!
1827 DE YUNAN AYAKLANDI VE EZİLDİ.Avrupa araya girerek,vergi vermek şartı ile yunanın hükümet kurmasını istedi.Osmanlı kabul etmedi.Bunun üzerine İngiltere,Rusya,ve fransızlardan oluşan bir donanma Navarinde demirli Osmanlı donanmasına dostluk göstererek yaklaştılar ve aniden saldırarak yaktılar.Rusların karadeniz donanması da iğneada önlerine kadar ilerledi.NAVARİN FACİASI ÇUVAL VAKASININ BİR BENZERİDİR.YANİ BİR KEZ DAHA MÜTTEFİK KAZIĞI!
BUNLAR SADECE BİR KAÇ ÖRNEKTİR.BU YAZI SERİSİ DEVAM EDECEKTİR.

Tarih acımasızca tekrar ediyor.Biz ayni hataları bilmem kaçıncı kez yineliyoruz.Savaşla istila edilip de dize getirilmesi mümkün olmayan yüce Türk milleti;dalkavuk,işbirlikçi,cebini dolduran,vurduymaz yöneticiler yüzünden onlarca kez bu durumlara düştü,düşmeye de devam ediyor.
O zamanın Osmanlısı da bu ve benzeri olayları çok yaşadı.Onlar da ne yapalım elden ne gelir,gücümüz bu diye düşünüyorlardı.
Ne zaman ki örtülü istila,gerçek işgale dönüştü;işte o zaman millet varını yoğunu ortaya koyup;canını dişine takarak savaştı.
Osmanlıyı anlarım;başa gelen padişahı kendileri seçmiyorlardı.Padişahlık babadan oğula kalan bir iktidardı.
Ama bugün Türk milletinin hiçbir haklı ve geçerli nedeni yok!
Türk milleti ;kendi seçtiği yöneticiler yüzünden bu durumlara düşüyor.
iŞTE SON ERMENİSTAN MAÇ GEZİSİ REZALETİ!
Ve hala daha bunlar utanmadan kongre salonlarında,sağı solu tehdit ediyorlar ve çılgınca alkışlanıyorlar.
Neymiş ülke böyle bir başnbakan görmemiş.Doğru söylüyor;ben de böyle bir başbakan hiç görmedim.
Ama onun öğündüğü gibi!Vatana böylesine ihanet eden ve satan bir başbakan görmedim!
Hala daha milletin önüne çıkabiliyor,üstelik bir de alkışlara boğuluyor.
Elleriniz kırılsın da alkışlıyamaz olun!Zaten çok yakında kırılacak da.
Çünkü artık bu gidişatın sonu belli.Yeniden istiklal savaşı ruhunu yakalıyacak bir gurup,bu rezalete son verecek.Bizim başka bir çıkş yolumuz yok.Sandık mandık hikaye!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

  


 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizisilemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB

alt1
1998-2007 Bozkurt NET
alt1
1998-2010 BOZKURT NET
--------------------------------------
Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.
alt1